İçeriğe geç
Bolu Vizyoner

Yaşama dair ince keşifler, burçlara özgün yorumlar

Güzellik ve Bakım

Makyaja Yeni Başlayanlar İçin Sade Bir Başlangıç Seti

Gündelik bir görünüm için bir elin parmaklarını geçmeyen ürün yeterli. Az ürünle başlamanın avantajları, ton seçiminde temel kural ve gereksiz alınanlar.

Berkay Sönmez 4 dk okuma

Makyaja yeni başlayanların karşısına çıkan en büyük engel, seçeneklerin çokluğudur. Raflar dolusu ürün, birbirinden farklı isimler ve her biri ayrı bir adım öneren anlatımlar, işi olduğundan çok daha karmaşık gösterir. Oysa gündelik hayatta ihtiyaç duyulan görünüm, sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen bir ürün grubuyla rahatlıkla elde edilir. Sade bir başlangıç seti hem uygulamayı hızlandırır hem de her ürünün ne yaptığını gerçekten öğrenmeyi sağlar.

Neden az ürünle başlamak gerekir

Aynı anda çok sayıda yeni ürün kullanmaya başlamak, sonuçların nedenini görmeyi imkânsız hale getirir. Bir gün görünüm iyi durur, ertesi gün durmaz ama bunun hangi adımdan kaynaklandığı anlaşılamaz. Az ürünle çalışıldığında ise her adımın etkisi belirgin olur; hangi miktarın fazla kaçtığını, hangi sıranın daha iyi durduğunu kısa sürede fark edersiniz. Bu, kalabalık bir setle aylar süren bir öğrenmeyi birkaç haftaya indirir.

İkinci neden bütçedir. Kozmetik ürünlerin açıldıktan sonra sınırlı bir kullanım ömrü vardır. Az kullanılan ürünler çoğu zaman bitmeden eskir. Sade bir sette ise her ürün sık kullanıldığı için hem tazelik korunur hem de harcanan para karşılığını bulur.

Başlangıç setinin çekirdeği

Gündelik bir görünüm için genellikle şu gruplar yeterlidir: cildi eşitleyen hafif bir renkli ürün, gerektiğinde belirli noktaları örtmeye yarayan bir kapatıcı, kaşı toparlayan bir ürün, kirpiklere hacim veren bir maskara ve dudak için doğal tonda tek bir ürün. Bunlara isteğe bağlı olarak yanaklara canlılık veren tek bir allık eklenebilir. Bu kadarıyla hem gündüz hem de daha hareketli bir görünüm kurulabilir.

Uygulama için de çok sayıda aparata gerek yoktur. Ürünleri parmakla yaymak birçok kişi için yeterli olur; yanına bir adet yumuşak süngeri ve tek bir orta boy fırçayı eklemek, başlangıç için fazlasıyla iş görür. Onlarca fırçadan oluşan setler, henüz hangi fırçanın ne işe yaradığı bilinmeden alındığında büyük ölçüde kullanılmadan kalır.

Ton seçiminde temel kural

Yeni başlayanların en sık zorlandığı nokta ton seçimidir. Burada tek bir pratik kural işe yarar: ürünü elin üstüne değil, çene ile boyun arasındaki bölgeye sürüp gün ışığında bakmak. Doğru tonda bir ürün orada belirgin bir sınır bırakmaz. Vitrin aydınlatması altında verilen kararlar çoğu zaman yanıltır, çünkü mağaza ışığı ile gün ışığı aynı sonucu vermez.

Dudak ve yanak ürünlerinde ise başlangıç için doğal tonlarda kalmak en güvenli yoldur. Bu tonlar hem günün her saatinde kullanılabilir hem de uygulama hataları göze batmaz. Koyu ve yoğun renkler, elin alıştığı bir aşamada denenmek üzere ertelenebilir.

Gereksiz alınan ürünler

İlk alışverişte en sık fazladan alınan şeyler arasında çok renkli göz farı paletleri, birden çok tonda pudra, farklı bitişlerde birkaç ayrı fondöten, kalıcılık için satılan ek ürünler ve çok parçalı fırça setleri yer alır. Bunların hiçbiri gereksiz değildir; sadece sırası çok daha sonradır. Henüz temel uygulamalar oturmadan alınan bu ürünler, çekmecede yer kaplar ve karar verme anını uzatır.

Bir diğer yaygın hata, aynı işi gören ürünleri farklı markalardan biriktirmektir. Elinizde üç ayrı kapatıcı varsa, hangisinin size uyduğunu anlamanız zorlaşır. Tek bir üründe kalıp onu bitirmek, karşılaştırma yapmaktan daha öğreticidir.

Uygulamayı basit tutmak

Sade set, sade bir sıra ister. Önce cildi eşitleyen ürün ince bir tabaka halinde uygulanır, ardından yalnızca gerekli noktalara kapatıcı konur. Kaş toparlanır, maskara sürülür ve dudak ürünüyle bitirilir. Bu sıra birkaç dakikayı geçmez ve her gün tekrar edildiğinde el alışkanlığı hızla yerleşir.

Miktar konusunda genel ilke azdan başlamaktır. Az sürülen ürünün üzerine eklemek kolaydır; fazla sürülen ürünü geri almak ise çoğu zaman baştan başlamayı gerektirir. Yeni başlayanların en sık şikâyet ettiği ağır ve maskeli görünüm, genellikle ürünün kendisinden değil miktarından kaynaklanır.

Seti korumak ve zamanla genişletmek

Az sayıda ürünle çalışmanın bir avantajı da temizlik ve saklamanın kolay olmasıdır. Sünger ve fırçanın düzenli aralıklarla yıkanması, ürünlerin kapaklarının sıkı kapatılması ve hepsinin doğrudan güneş görmeyen serin bir yerde tutulması, setin ömrünü uzatır. Ürünlerin açılış tarihini küçük bir etiketle not etmek de ne zaman değiştirileceğini takip etmeyi kolaylaştırır.

Sete ekleme yapmanın doğru zamanı, mevcut ürünlerin belirli bir isteğe cevap veremediği andır. Belirli bir görünüm denemek istiyor ve elinizdekiyle yapamıyorsanız, o zaman yeni bir ürün almak anlamlıdır. Bunun dışında yapılan alımlar çoğunlukla yeni bir şey deneme merakından kaynaklanır ve kısa sürede etkisini yitirir.

Sade bir başlangıç seti, makyajı gündelik hayata sığdırılabilir bir hale getirir. Beş ürünle çalışan biri, sabah aynanın karşısında ne yapacağını düşünmez; birkaç dakikada hazırlanır. Zamanla eklenen her yeni parça da rastgele değil, gerçekten bir ihtiyacı karşılamak için gelir. Bu yaklaşım hem çekmeceyi hem de zamanı korur.