Öpüşme Hakkında Bilmediğiniz 10 Şaşırtıcı Gerçek
Öpüşmek sıradan bir davranış gibi görünse de vücutta kalori yakımından hormon salgılanmasına kadar pek çok süreci aynı anda tetikliyor.
Nehir Aydıner 2 dk okuma
Öpüşmek, günlük hayatın en sıradan görünen anlarından biri gibi dursa da aslında vücudumuzda küçük bir kimya laboratuvarı çalıştırıyor. Bilim insanlarının yıllar içinde topladığı veriler, bu basit hareketin arkasında oldukça şaşırtıcı bir tablo olduğunu gösteriyor.
Vücut bir öpücükte neler yapıyor?
Bir öpücük anında beyinde yaklaşık 100 milyar sinir hücresi devreye giriyor. Bu yoğun aktivite mutluluk hormonlarının ve adrenalinin salgılanmasını tetikliyor; kalp atışı hızlanıyor, kan basıncı ve vücut ısısı yükseliyor. İşin ilginç yanı, bu sırada vücudun en sert dokusu olan diş minesinin de sürece dahil olması. Uzmanlara göre insan vücudundaki en sert dokunun diş minesi olması tesadüf değil; çünkü ağız bölgesi hem çiğneme hem de bu tür sosyal temaslar için en dayanıklı yapıya sahip olacak şekilde evrimleşmiş durumda.
Bir dakikalık öpüşme ortalama 6,4 kalori yakıyor. Kulağa az gelse de, 2013 yılında dünya rekoru kıran Taylandlı bir çift 58 saat 35 dakika süren kesintisiz bir öpüşme maratonunda yaklaşık 24 bin kalori harcamıştı; bu da uzun bir maraton koşusuna denk bir enerji tüketimi anlamına geliyor.
Kültürden kültüre değişen bir davranış
Öpüşme alışkanlıkları toplumdan topluma büyük farklılıklar gösteriyor. Fransızlar ve İtalyanlar günde ortalama yedi kez öpüşürken, Almanlar bu konuda daha mesafeli davranıp günde dört kez öpüşüyor. Japonya'da öpüşmek genellikle daha mahrem bir anlam taşırken, Fransa'da yanaklara üç öpücük kondurmak sıradan bir selamlaşma biçimi.
Bilim insanlarının dikkat çektiği bir başka detay ise yön tercihi. Yapılan gözlemlere göre insanların yaklaşık üçte ikisi öpüşürken başını sağa doğru eğiyor. Bu tercih o kadar tutarlı ki araştırmacılar bunun doğuştan gelen bir eğilim olabileceğini düşünüyor.
Sadece insanlara özgü değil
Bu davranış yalnızca insanlara has da değil. Şempanzeler ve bonobolar gibi primatlar, kazlar ve hatta bazı fil türleri kendi aralarında öpüşmeye benzer temas biçimleri sergiliyor. Bilim insanları bu davranışı sosyal bağ kurmanın evrimsel bir yolu olarak yorumluyor.
Sonuç olarak öpüşmek, sadece bir sevgi gösterisi değil; bağışıklık sistemini güçlendiren, tükürük üretimini artırarak ağız sağlığına katkı sağlayan ve vücudun pek çok sistemini aynı anda harekete geçiren karmaşık bir biyolojik olay.